|
Namaz kılan kimse, bilerek veya bilmeyerek bu iki yönünü de yerine getirmektedir.
Namaz içerisinde ezbere söylenen sözler ağız pınarından akar, dökülür. Okuyan bu
oluşumu idrak etse de etmese de, yapılan bu iş eğer, şartlanmışlıklar ve alışkanlıklar
içinde, adet hükmünde kalıyor ise, biz ancak Namaz kıldığımızı zan edebiliriz.
Bu şekliyle, acaba, namazımız gerçek hukuku ile meydana gelmiş olabilir mi?
Cenab-ı Hak’kın bizlere vermiş olduğu akıl, bilgi ve ruhla, sözleri ve hareketleriyle
namazlarımızı, biz Müslümanlara yaraşır bir şekilde eda etmemiz, Hak’kın huzurunda
değerimizin artmasına sebeb olacaktır.
O hal de mümkün olduğu kadar “hareketler” ve “sözler” olanrak namaz ibadetini
iyi inceleyip, araştırıp, gerçek yönlerini ortaya çıkarıp, öylece eda etmeye
çalışmalıyız.
Namazda, “sözler” ve “hareketler” olmak üzere iki yön var demiştik.
Bunlardan “hareketler”;
- kıyam,
- rüku,
- secde,
- tahiyyat gibi hususları kapsar,
“sözler” ise,
okunan Sure, ayet, dua, zikr gibi şeylerden ibarettir.
Şimdi; bunları yavaş yavaş incelemeye çalışalım ve hiç farkında olmadan bir günlük
namaz ibadeti içinde sırasıyla ne kadar çok ve güzel, şeyler yaptığımızı hayretle
görelim.
Fakat yine bunları idrak edebilmemiz için, temizlenmiş- bir iç dünyamıza ve aklımıza
ihtiyacımız olduğunu bilelim.
(ALINTI KİTAP: SALAT (GÖNÜLDEN ESİNTİLER V)
|